Ertugrul Ozkok

Üçüncü sayfada yeni nesil

OKURLARIMIZ günlerdir soruyor.

Bekir Coşkun ayrıldıktan sonra, üçüncü sayfada kim yazacak?

O sayfa, Hürriyet'in büyük isimlerinin yazdığı sayfadır.

Başyazarımız Oktay Ekşi bir zamanlar o sayfada yazardı.

Sonra Çetin Altan yazmaya başladı.

Bir ara Rauf Tamer o köşenin yazarı oldu.

* * *

Tabii böyle sayfalara kimin geleceğini belirlemek öyle çok kolay bir iş olmuyor.

Rauf Tamer Hürriyet'ten ayrılıp Sabah'a gittiğinde, o sayfayı kime vereceğimiz konusu çok kolay çözülmüştü.

Okurlardan gelen isteklere baktık.

Sonra gazete içinde şöyle bir nabız yoklaması yaptık.

Hemen hemen herkes aynı fikirdeydi.

O sayfaya en iyi gidecek yazar Bekir Coşkun'du.

Kendisini arayıp, “Bekir, belki de Babıâli tarihinde üçüncü sayfa yazarlığına oybirliği ile gelmiş ilk yazar sensin” deyip, hem Aydın Bey'in, hem kendimin hem de arkadaşlarımın ortak kararını aktardım.

Bekir, o köşede yazmak kadar, oraya gelme biçimine de çok sevindi.

Aradan geçen yıllar boyunca, o sayfayı ne kadar hak ettiğini hem okurlarımıza hem bize gösterdi.

* * *

Bekir Coşkun, o köşeye Hürriyet çalışanlarının ortak kararı ile gelmişti.

O sayfadan kendi kararı ile ayrıldı.

Çok uğraşmamıza rağmen onu kararından vazgeçiremedik.

Bekir'in ayrılması sadece bir yazarın başka bir gazeteye geçmesi anlamına gelmiyordu.

Aynı zamanda, Hürriyet Ailesi'nin çok sevilen, çok renkli, çok arkadaş canlısı bir üyesinin ayrılmasıydı bu.

Sadece Bekir mi?

Andree'nin de ayrılması anlamına geliyordu.

Onları çok özleyeceğiz.

Tabii Postal'ı, Sarıkızı da...

Hürriyet'in kapıları onlara her zaman açık.

Bekir ve Andree Hürriyet'i çok sevmişti.

Bizler de onları çok sevdik ve bu sevgimiz aynen devam ediyor.

* * *

Tabii yine o soruyla karşı karşıya kaldık.

Bekir'in köşesinde kim yazacaktı?

Geçen hafta Bodrum'da Aydın Bey'le konuştum.

“Yılmaz Özdil” dedi.

İcra Kurulu Başkanımız Vuslat Doğan Sabancı'nın görüşü de aynıydı.

Daha sonra Oktay Bey'e, Ahmet Hakan'a ve yazı işlerindeki arkadaşlara sordum.

Hep aynı isim geliyordu.

Gazeteye telefon eden bazı okuyucularımız da Yılmaz Özdil'i istiyordu.

Gazetenin özellikle genç kadroları, “Banko Yılmaz” diyordu.

Bunun üzerine geçen cumartesi Yılmaz Özdil'i arayıp bu kolektif kararı “tebliğ ettim”...

* * *

Her yazar Hürriyet'in üçüncü sayfasını ister.

Ama Yılmaz istemedi.

Öyle istemeyip de yan cebime koy türünden değil, gerçekten istemedi.

“Bekir Abi'nin yerine hemen ertesi gün oturmayı içime sindiremiyorum” dedi.

Bazı gazetecilerin meslektaşları için tasfiye çığlıkları attığı günlerde bir yazarın, kendi isteği ile ayrılan bir başka yazar için bunu hissetmesi inanın bana çok iyi geldi.

Demek ki, mesleğimiz sadece tasfiye tamtamcılarından oluşmuyormuş.

O güzel lonca duygusunu yitirmemiş epey meslektaşımız varmış.

* * *

Yılmaz'ı zor ikna ettim.

“Bekir gibi sen de oraya oybirliği ile geliyorsun. Bundan güzel devir teslim olur mu” dedim.

Ancak dün öğleden sonra ikna oldu.

Bugünden itibaren üçüncü sayfamızın yazarı Yılmaz Özdil.

Böylece üçüncü sayfada yeni ve genç bir nesil bayrağı devralıyor.

Hem de bileğinin hakkıyla...

“Güle güle Andree, Güle güle Bekir.

Hoş geldin Yılmaz...”

Hürriyet'in üçüncü sayfası, kendi yazarını yine kendi buldu...



(29 Eylül 2009)
Reklam
 
 
 
 
Bugün 3 ziyaretçikişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=